postmodernizm
 
 

no kitty!
 / 3 
1. modern gorushun karshısında buna alternative olushturan gorush. teknolojik gelishmeleri dogayla butunleship onun bir parchasıymısh gibi surdurmek isteyen insanların benimsedigi dushunce tarzı ... 
(white rabbit, 15.11.1999 19:27)
 
2. pratik anlamda çıkış noktasını 1972'deki abd'de yapılmış bazı
sosyal konutların insan hayatını kısıtlaması gerekçesiyle yıkılışından, teorik
kaynağınıysa fransız post-strüktüralist akımından jean-françois
lyotard'ın 1979'da yazdığı 'postmodern durum' adlı ktabıyla oluşturduğu ,
sözcük anlamıyla modernizmin ötesinde, sonrasında demek olan üst yapı
hali. temel özelliği marksizm gibi büyük anlatıları çöpe atması ve 'anlam'
kaygısı gütmeyerek onu atomize etmesidir. 
(gimeno, 16.11.1999 22:40)
 
3. "resmin arkasında bulunmak gibi bişey" (bkz: sureyyya evren) 
(6 45, 20.12.1999 00:13)
 
4. anlatısal bilginin,en az bilimsel bilgi kadar geçerli olduğunu savunur. bilgi, temelinde bilimselse, modernist; anlatısal bilgi ile işbirliği içinde ise post-moderndir. buna göre, ana britannica "modern" ken, ekşi sözlük "post-modern" dir? midir midir? 
(sober, 22.05.2000 20:02)
 
5. yüzeyseldir postmodernizm, şizofreniyi ve kaosu teşhir eder. fake tir, sistemden bağımsızdır, anarşidir,form yada içerik açısından fonksiyonel diildir. güzeldir, hoştur ama kalıcı diildir. modern dünya uyaranlardan, somutlardan oluşurken post modern dünya yoktan varolmakla ilgilidir, arzularla ilgilidir daha çok. 
(mia, 18.06.2000 23:18)
 
6. signifier ve signified ilşikisini teşhir eder birde..
biri (signifier) birbaşkasını etkileyen, köklü değişimler yapmasına neden olan, look'unu tamamen değiştiren ken
bir diğeri (signified) değişendir.
insan ilişkilerinde sıkça rastlanır.
(bkz: insan kopyalama) 
(mia, 20.06.2000 19:31)
 
7. akilli herhangi bi mimarin (diger alanlari bilemem) kendini kaptirmayacagi, alti bos gereksiz bir akim 
(jades, 20.06.2000 19:34)
 
8. postmodernismilk başta mimari ve sanatsal gelişmelerdeki deneysel hareketleri anlatmak için ilk kez kullanılmış olsa da, 1970lerden beri, modernlikten postmodernliğe geçişin gerçekleştiğini- entellektüel ve kültürel olarak- savunur.toplum artık postmoderndir. bölünmüş ve farklı bilgilerle donatılmış. sınıf, din ve etnik bağlantıların yerine bilgi ve iletişimle değiştiri.marksizm ve liberalizm modernizm sonucu ortaya atılımış alakasız meta- narrativelerdir. kesinlik diye birşey olmadığını, absolut (mutlak) ve evrensel doğru diye bir şeyin hayal olduğunu savunurlar. iletişim (anlatı), tartışma ve deomokrasi önemlidir. 
baş savunucaları:friedrich nietzsche, martin heidegger, lyotard, michel foucault ve dahi jacques derridadır...
(bkz: permissiveness) 
(elf, 08.07.2000 14:04)
 
9. zamanın birinde genç bir dilbillimci tarafından 'dvd player üstü dantel' olarak tanımlandığını duydğum, sonrasında 'lotus arkasında karpuz dilimleri' olarak geliştirilen ve sözkonusu bağlamda sınır tanımayan akım. (bkz: gotunden sallamanin en guzel ornegi) 
(catharsis, 28.02.2001 19:02 ~ 19:04)
 
10. doğum tarihi tam olarak 15 temmuz 1972, saat 15.32 dir.(bkz: pruitt igoe)
ayrıca (bkz: postmodern durum) 
(kitkat, 10.05.2001 05:50 ~ 11.05.2001 15:03)
 
11. 19. yüzyıl ilkel kapitalist üretim şekillerinin üst yapısının modernizm olduğunu düşünürsek (ki bunlar devrimci burjuvazinin bir eseridir); postmodernizmi de, 20. yüzyıl gelişmiş, vahşi kapitalizminin* bir üst yapısı olduğunu rahatlıkla savunabiliriz, destekleriz. 

postmodernizm tu kaka birşeydir. 
(camilo, 19.05.2001 23:46 ~ 23:50)
 
12. bulmacanin parcalari uzerinden dozer gecirip sonra da bulmacayi tamamlamaya calismak gibi bisi (c) 
(zeytin, 23.05.2001 09:31)
 
13. eksi sozluk cok postmoderndir, cunku eklektiktir ve grand narrativeler yerine pek cok degisebilir mini mini narrativeciklerden olusur, ne tarafindan girsen baska birsey bulursun. 
(tramell, 02.06.2001 21:28)
 
14. herseyi icine alabilen bir akimdir cunku herhangi bir limiti yoktur.
aslina bakilirsa sanat kitaplari buna bir akim diyemezeler, cunku bir aciklamasi yoktur sadece kubizmden sonra gelen bir gecis donemidir... 
(yumusakca, 22.06.2001 14:17)
 
15. bazen kuralsizligin anlamsizlik ve salaklik boyutuna ulastigi akim 
(lemonpeel, 22.06.2001 14:32)
 
16. ikide bir zaten kendi aralarında da karıştırılan "postmodern durum", "postmodern dönem" ve "postmodern teori" kavramlarından birinin yerine kullanılan, kavram karmaşası yaratan sözcükçük. 
(b23, 22.06.2001 22:34)
 
17. modernizm / postmodernizm

form(kapalı) - antiform(açık)
amaç - oyun
romantisizm - sembolizm
tasarı - sans
hiyerarşi - anarşi
yorulma - sessizlik
uzaklık - katılım
proses - performans
bütünleme - yeniden yapılandırma
sentez - antitez
varlık - yokluk
seçim - kombinasyon
kök - derinlik
okunabilirlik - yazılabilirlik
ortalamak - dağıtmak
çeşit - sınır
anlamsal - retorik
örnek - sözgelimi
metafor - metonomi
açıklama - yanlış okuma
tip - mutant
polimorfoz - androjen
paranoya - şizofreni
kaynak - sebep
metafizik - ironi
insanüstü - heryerde olan
harici - dahili
ifade edilen - ifade eden 
(premature platypus, 27.08.2001 04:20)
 
18. (bkz: postmodernizm is not what you think) 
(svetlana, 05.12.2001 23:26)
 
19. (bkz: ben yaptım oldu) 
(mengus, 05.12.2001 23:29)
 
20. sanildigi gibi sabit bakis acilarindan kacinilan cok sesli bir olgu olmayip, tam tersine, tum bilimsel veri ve uygulamalara cephe alarak, modern* olan her seyi bilincsiz ve umursamaz bir onyargiyla konformist* olmakla suclar ve aslinda tum postmodern urun ve ortamlar, tek sesli, bilincsiz olmayi bilerek tercih etmis, ama bunu kabul etmeyerek yapilan isin gercekten de bilincsiz oldugunu, farkinda olmadan teyid eden teori ve uygulamalardir. 
postmodernist calismalarin urunu olarak ortaya cikan yeniliklerden yararlanip yerinde ve dogru sekilde kullanmak ise modernistlere duser. ve belki de postmodernizmin kazandigi arti puanlar ancak bu tur tasarimlar sayesinde elde edilmistir. 
(zeenogr delorange, 21.01.2002 16:10 ~ 16:22)
 
21. post-it'lerin en yeni versiyonu... velhasil ayni mantık, ayni isleyis... 
(affettuoso, 27.01.2002 14:18)
 
22. küçük bir giriş benimki: 

uzun zamandır, post modern kültürün sanata ve topluma olan genel 
bakış açısından "cinselliğe" olan tutumuna geçmek istiyordum. sanırım 
geçtim ve algıladım ki, post modern kültür, modern sanat yapıtlarını 
ve onların içerdiği düşünceyi çoğaltıp yeniden üretirken, cinselliği 
ise pornografiye dönüştürerek yok etmek istemektedir. baudrillard'ın 
saçmaladığı en önemli yapıtlardan birisi olan "baştan çıkarma 
üzerine", sözmerkezci modernitenin cinselliğin asıl varlığını; yani 
onun ayartma özelliğini sakladığını savlamaktadır. psikanalizin 
cinsellik üzerine konuşarak onu yok etmesi gibi, cinsel devrim 
sloganlarının da boş bir vaadten öteye geçemediğini imlemektedir. 
şunu açıkça ortaya koymak istiyorum. ben baudrillard'a açık bir 
sevgi duyuyorum. onun gibi bir söylemin tarih içersinde şimdiye dek 
varolmadığını ve yine onun lirik sosyolojik dilinin, her şeyin 
ötesinde edebi bir değer taşıdığına inanıyorum. baudrillard'ın 
kimi söylemlerinin bana göre yanlışlığı, onun balyoz etkisi yapan 
sözcüklerinin altında kaybolup gidiyor. belki de bu yüzden kendisi, 
bilim çevrelerinden çok, edebiyat fakülte kürsüleri tarafından 
alkışlanıyor... 

cinselliğin içgüdüsel yapılanmasının "kültürel" bir yapıya dönüşmesi ve bu 
kültürün, tıpkı ekonomiler gibi transkültürel bir devinim kazanması, 
cinselliği de aynı kefeye koyuyor gibi gelmekte bana. transkültürel 
cinsellik, transseksüel bir yapı kazanırken, onun içgüdüsel doğası da 
ultra-cinsel (ultra-çarpıktır ve bu yüzden aseksüeldir) bir 
yozlaşmaya dönüşmüştür. seks yaparken kendini tavandan izleyen ve 
bundan da ancak tavandaki kendisi kadar haz duyan; post modern 
kültürün getirdiği yabancılaşmadan kaynaklanan şizoid bölünmelerle 
cinselliğini ufalayan yeni "seksüel karakter", her yerde olduğu gibi 
yine özünü kaybetmiş bir varyasyon olarak a-seksüalite kapsamında 
kendini göstermektedir. cinselliğin biçimi hızla çoğaltılmakta ve 
onun sahip olduğu primitif gerçeklik, hızla yok edilmektedir. post 
modern kültür, çaktırmadan iğdiş edendir ve sarılmanın coşkusunu, 
imajlara ufalayan korkak bir kültürdür. pekçok kişinin savladığı 
gibi cinselliğin günümüzde özgür olduğu doğru değildir. herkesin 
herşeyi yapabilme özgürlüğüyle, herkesin herşeyi yapabilme arzusu 
arasındaki bölünme, post modern kültürün çizdiği bir stratejidir. 
önemli olan isteksizliktir. isteğin bastırılması ve onun 
ikonlaştırılmasıdır. örneğin şişman bir kadın götünün neon ışıklarla 
yanıp söndüğü bir bar tabelası, cinselliği simgeleştirmekte ve onun 
içeriğini yok edebilmektedir. göt, kendisinden zevk alınacak bir 
nesne olmaktan, oral-kültürel tatmine; yani imgesel bir içki 
şişesine dönüşmüştür. bunun dışında tüm cinsel sapıklıklara, post 
modern kültürün tecimsel olana yönelik verdiği değerler, onları birer 
sapıklık olmaktan çıkarıp, varolan kültürün bir parçası olmaya 
indirgemektedir. sapıklık, post modern kültürde, "sapık varoluşa" 
dair heyecanını yitirmiştir. sapıklık, kendi özgün kimliğini 
silikleştirmiş ve post modern kültürde sapıklar, tıpkı sanat 
gibi "farklı oluşlarını" kaybetmişlerdir. sapıklığın kültüre 
kazandırılarak ölmesi, bana kalırsa cinselliğin en önemli 
kayıplarından biri olmuştur. artık kimse dönüp travestilere 
bakmamaktadır. ibnelik meşrulaşmıştır. sado mazoşist barlar çoğalmış 
ve sıradan bir kırbaçla "kırbaçlanmanın" yerini, yahoo shopping'ten 
ısmarlanan yabancı sermaye malı kırbaçlarla cezalandırılma almıştır. 
işte bu trans-kültürel seksüalitedir. biçimin, acı ve hazzın yerini 
işgal etmesidir. tene değen bir kadın göğsüyle, ekrandan yansıyan bir 
kadın göğüsü arasındaki uzaklığın kaldırılması "fantazi" eylemini de 
yok etmiş ve artık uzanılmayan bir çiğer kalmamıştır. işin en kötü 
tarafı ise, haz ve gerçeklik ilkesi arasındaki uzamın eritilmesi 
gibi, "cinsel karakterin" de uzanamadığı ciğere duyduğu iştahın 
yok olmasıdır. sapıklık, onun bir parçası olan cinsellikle birlikte 
kültürel (post modern) dil düzeyine katılmış ve sahip olduğu anlam, 
çoğaltılan "biçimsel" ikonlarla birlikte alaşağı edilmiştir. post 
modern kültürün, herşeye ve herkese kimlik kazandırma hastalığı, 
kimliksizliğin doğuşuna yol açmış, kadın südyenlerinin üzerine yazan 
ve gözleri kamaştıran "ck" harfleri, markanın düzüldüğü yeni 
bir "imgesel kerhane" ortamı yaratmıştır. şu bilinmelidir ki 
cinselliği olmayan ve cinselliğini, "ilk insanın" yaşadığı gibi 
yaşayamayan toplumlar geberip gitmeye mahkumdur ama uzun vadede 
eminim ki, bu kayıp simülasyonunu (cinsellik), hiçbir düşüncenin 
yok etmeye gücü yetmeyecektir. / 2001 
(surrealist, 01.02.2002 16:22)
 
23. postmodernizmin ortaya çıkışı kabaca iki büyük savaşa bağlanabilir. birinci dünya savaşı sonrasında yıkılan "düzen"in tekrar kurulabileceğine inanan insanlar, ikinci dünya savaşının çıkmasıyla ve getirdiği yıkımla bu umutlarını tamamen yitirmişlerdir. artık din, devlet ve hatta aile gibi büyük kurumlara inanç kalmamıştır; çünkü bunlardan hiçbirinin savaşı ve sonuçlarını önlemeye gücü yetmemiştir. insanlar geleceğin neler getireceğini bilemediklerinden artık "şimdiyi" yaşamaktadırlar. gerçeği, oturmuşluğu, güveni ve karşılıklı, bütün bir anlayışa dayanan insan ilişkilerini reddetmesiyle son derece radikal bir bakış açısına sahiptir postmodernizm. insanlar bir şekilde birbirleriyle iletişim kurmayı başarsalar da, bu sadece anlıktır, geçicidir. kelime anlamı olarak modernizm sonrasını ifade ettiğinden postmodernizm daimidir.. 
(lipgloss and cigarettes, 02.02.2002 01:21)
 
24. post modernizme dair aldığım kısa notlar: 

* tarih çizgisel değildir. öyle olsaydı post modernizm olmazdı. 

* post modernizmin tam kuruluş tarihi: 15 temmuz 1972 - saat 15:32 

* post modernizm, ilk kez "mimari" üzerine kullanıldı. kullanan kişi, 
robert venturi... 

ana görüşü: "mimari yapıt, ironi taşımalıdır, karikatürize 
olmalıdır." oysa modern mimari şunu söylemiştir: "binayı dönüştür, 
insan da zaten dönüşecektir." 

* bir yapıtın modern olabilmesi için önce post modern olması gerekir. 

* post modernizmin tek tedavisi romantizmdir. 

* post modernizm: bu sözcüğün aslında hiçbir anlamı yoktur, 
olabildiğince sık kullanın. 

* gerçeklik dışavurumları: 

1) gerçekliğin temsili (kübizm, dada, surrealizm) 
2) sunulmayanın sunumu (de stijl, konstrüktivizm, dışavurumculuk, 
minimalizm) 
3) sunuşun reddi (kavramsal sanat) 

* post modernizm: kitlesel tüketim, re prodüksiyonlar. zaten yaşanmış 
ve eskinin imgesini canlandırma dışında hiçbir gerçeklik taşımayan 
şeyin yeniden üretimi. 

* post modernizmin ön koşulları: 

1) meşrulaştırma (re-prodüksiyon) 
2) kapitalizm 
3) dil saplantısı 
4) farklılığı çoğaltmak 

* dil konusunda ortaya çıkardıkları: 

saussure'ün keşifleri ya da esinledikleri: 

a) gösteren: sözcük 
gösterilen: kavram 
gösterge: oluşum 

b) ikili model (paradigmatik, sentegmatik) 

paradigmatik: metafor 
sentegmatik: metonimi 

* bazı post modernist araştırmacılar: 

levi strauss (yapısal-post yapısal antropolog) 
ana görüşü: dil düşünceyi, düşünce kültürü ve kültür de sembolleri 
yaratır. insan zihni, ikili dizelerle işler. 

roland barthes (pre-baudrillard'cı) 
ana görüşü: semiyolojist, metaforik çözümler yapmalıdır. batı kültür 
ve felsefe yapısı, söz merkezcidir. gösterge düz ve yan anlamlardan 
oluşur. bunları bilmeden, dil üzerine yorum yapılamaz. 

michael foucault: 
ana görüşü: tarih yoktur, dışlanmışa karşı meşru tarihlerin dizisi 
vardır. bilgi iktidardır ve akıl, suçluyu yaratır. 

lacan: 
ana görüşü: freud'un ruhsal aygıt topiğini değiştiriyorum. id-ego- 
supergo değil, imgesel-simgesel ve gerçek üçlemesini tercih ediyorum. 
ayna evresi, dilden öncedir. sonra çocuk, toplumsala (simgesel) "ben" 
olarak katılır. dil, babaya aittir. gösteren: penis, gösterilen: 
phallus'tur. kadınlarda imgeselden simgesele geçiş yoktur. bu yüzden 
dışlanmışlık yaşarlar. 

rharles pierce: 
ana görüşü: gösterge üçe ayrılır, görüntüsel gösterge, belirtisel 
gösterge ve simge. bunların herbiri, bir gösteren ve bir 
gösterilenden oluşur. 

post modern feminizm: derrida'nın söz merkezciliğe saldırması, 
foucault'nun tarihteki ayrımcılığı ortadan kaldırması ve 
lacan'ın "kendim" düşüncesini ön plana sürmesi, bizi yaratmıştır. 

* modern feminizm eşitliğe dayanırken, post modern feminizm erkek 
düşmanıdır. uzlaşmayı sağlayan tek post modern feminist ise julia 
kristeva'dır. 

julia kristeva: 
ana görüşü: kadın yoktur, o hala oluşum sürecindedir. 

marshall mc.luhan: 
ana görüşü: medya kendini eski dünyanın yerine geçirdi. günümüzde 
post modern kahramanlar starlar değil, politikacılardır. 

* modern dil ve kültür, üst anlatıyı savunur. post modern dil ise üst 
anlatıyı reddeder. 

üst anlatı: marxizm vardır ve olacaktır. 
üst anlatının reddi: sosyalizm çöktü. 

* post modernizmde temel bilim dallarının sıralanışı: 
a) genetik 
b) cyber uzay, 
c) evrenbilim 

* post modernizmin temel politikası: yeni sağcılık. 

* post modern bir simge olarak disneyland: amerika'nın ovulup, 
temizlenip lunapark üst gerçekliğine katılımı. 

diğer bir simge: wahington soykırım müzesi, üst gerçeklik turu. 

modern akılcılık: savaşlar. 

post modern akılcılık: online uygarlığı, siberya. 

körfez savaşı: savaşın üst gerçek temsili. 

reklam: farklılığın re-prodüksiyonu ve metalaşması. imge fetişizmi. 

sinema ve seri cinayetler: paranın değerini temsil eden üst gerçek 
sapıkların üremesi. 

post modern karakter: odaklanma sorunu taşıyan fast food insan tipi. 

* post modernizm: sürekli yeniden üretim, orjinalin ölümü. 

* post modern kapitalizm: sürekli yeniden üretime ve hileye dayalı 
değişiklik, küreselleşme. 

* post modern müzik: mistik esrime amaçlı etnik 
müziğin "sintisayzırlarla" dönüşmesi ve post modern bir zevke 
hizmet etmesi. 

not: pekçok kitaptan aldığım bu küçük notlar kafa karıştırıcı 
olabilir. hepsi arzu edilirse açılıp tartışılabilir. bu arada 
baudrillard'ın surrealizmi avrupai bir saçmalık olarak nitelemesinin 
altında, surrealizmin, böyle bir "post modern" ortamda hala varolma 
çabası göstermesinden ileri gelmektedir. çünkü surrealizm, romantik 
çağın moden kültüründen türemiş bir sanat-yaşam düşüncesidir ve 
baudrillard'a göre post modern düşünceyle ters kasları 
çalıştırmaktadır. oysa ben, yukarda belirtilen maddelerin çoğuna 
anti-tez olması bakımından surrealizmin "yeni bir anlayışla" hiper 
gerçek topluma entegre olabileceğini düşünüyorum. 
(surrealist, 04.02.2002 22:22)
 
25. modernizmle kurtulamayan ucuncu dunya toplumlarinin son donemlerde bir cikis olarak görüpte dillerine doladiklari söylem.koloniyalizimin son versiyonu olarakta tanimlanabilir 
(generalised uneasiness, 14.05.2002 17:19)
 

 

Copyright © 1999-2012 Sourtimes Entertainment 

Bu sayfada yazilanlarin tum haklari Sourtimes'a aittir. Kaynak belirtmeden "dur $unu arkada$lara maille forward ediim eheh" diye aklindan geciren dombilidir, taocudur. Yazilan entrylerin iceriklerinden yazarlari sorumludur bir gun "kim lan bunlar" diye kapiya biri gelirse "abi buyur hepsi emaili kayitli as kes" denecektir.