|
Goethe Enstitüsünde (2002) Teoman Madra multi media bir gösterisinden izlenimler Fotograflar Murat Germen ve Orhan Cem Çetin ve Meltem Bozoflu YAZI: Murat Germen'in dijital fotografta gerçeklik konusunda bir metninden alýntý Dijital fotograf çıkalı beri gerçeklik tartışmaları başka bir boyuta çıktı. Kimyasal fotografı özellikle de "belgesel" fotografı "gerçek" olarak tanımlayanlar; dijital fotografı, sanırım varlığını bilgisayar ortamında sürdürdüğü için, "sanal" ve dolayısıyla da "gerçek dışı" olarak algıladı ve tanımladılar. Bunu takiben "dijital çıktı, mertlik bozuldu" ifadesi ağızlara çiklet oldu. Alışılageldik yöntemler kullanarak karanlık odada montaj ya da kimyasal manipülasyon yapmayı "mertlik," benzer sonuçları bilgisayar ortamında elde etmeyi ise "mertlik dışı" görenleri biraz "sert" buluyorum. Bu yaklaşımın "kullanmayı bilmiyorum, o zaman kötüdür" hissinden yola çıkarak üretildiğini düşünüyorum. İlle de "mertliğin bozulması" şart ise, mevcut yapının temellerine (örneğin mağara resimleri) inmekte fayda var. Mağara resimleri gerçekçilik iddiası olmayan grafik bazı "soyutlamalar" olarak ortaya çıktılar. Her nasıl insanların anlaşabilmesi için "dil" adını verdiğimiz ve Nietzsche'nin "hepsi birer önyargıdan ibaret" dediği kelimelerden oluşan ortak bir anlaşma ortamı gerekiyorduysa, aynı ihtiyaç kelimelerin devre dışı bırakılabildiği görsel iletişim için de söz konusuydu. Simgelerden oluşan mağara resimleri de bunun sonucu olarak ortaya çıktılar. Mertliğin bozulması, genel bir çerçevede bakarsak, bu aşamadan itibaren başladı aslında. Çünkü, alışılageldik şifahi iletişime ek olarak artık "gerçek diye nitelendirilenin grafik bir yorumu" olan görsel iletişim de devreye girmişti; derdini anlatmaya çalışırken resim de yapabilen daha avantajlı duruma geçebildi. Buradan büyük bir zıplama yapıp Ortaçağ resmine geçersek; perspektifin kurallarının konulduğu, olabildiğince birebir tasvirin amaç edinildiği bu çağda resmin aslında gerçeğin "ta kendisi" olmadığını, ressamın istediği ortamı istediği ışık ve renkle betimleme şansına sahip olduğunu görürüz. Resmedilen o çağa ait tanıklık mümkün olmadığı için, içeriğin yanlış - doğru olduğunun ispatı olası değildir. Ayrıca, X ışınları ile yapılan sondajlarda pek çok Ortaçağ resminin, son hallerini almadan önce, çok sayıda değişikliğe maruz kaldığı belirlenmiştir, ki bu da zaten gerçeğin ne kadar "görece" bir kavram olduğunu ve görsellikte mertliğin belki de hiçbir zaman varolmadığını gösterir. |
![]() |