| Çevremiz
kendi basina bir süreçtir.OYSA, içinde oldugumuz bir sey degil.
Çevrenin içerdigi -öz-
giderek bir sanat biçimine dönüsür. Aslinda çevre -düzen,
ortam- hor
görülecek bir anlam da içermektedir. YAPI TUGLALARINI
alip evde bir iç mekana yerlestirin -sanatsal
yerlestirme- bu
kez bir sanat yapiti olur. |
TIKLA |
yeni
teknolojinin gündeme
getirdigi iletisim
aygit ve gereçler önce çevre-ötesi nitelikler getirirken, bunlar
uygulamada yeni ortamlara neden olurlar. Uykumuz içi psikolojik
bilincimizin bize sundugu bir ortamda, görecegimiz düsler de teker
teker birer çevre-karsiti birimleridir. Ayni süreçte
bilincimiz dogal olarak |
| Evin
içme, yemesini sağlamak ise, ilkel çağlarda, sanatsal eylem gibiydi.
Avcilik eylemi ve bir dizi avcilikla ilgili sira disi öyküler
ile hali vakti yerindeki kesim için övünüp gurur duyulacak nitelikler
idi. Günümüzde ise yeni makinelesmeyle ortaya çikan tek boyutlu
basit kurallarla uygulama eylemleri bu kez övünülecek kullanim bilgilerine
dönüsmektedir. TIPKI sanat islerinin sanat-manat diye
geçistirilebilecegi gibi. |
TIKLA
|
kollektif-bilincaltina
da terslik içindedir. Demekki, kollektif-bilinçalti teknik olgularin
bir yansimasidir... Sanatsal olgular, bilim ve felsefe olgulari
gibi kendilerince karsi-çevredirler ve süreç içindeki eylem sonunda
ya da bilgilenme ile olusan yeni cevre -düzen,
ortam- bilincine vararak, bu
kez gene aninda aykiri olma durumlarini kaybederler |
|
Düzen her nedense o anda
belirgin degildir. Mevcut ortam yapilan isin ertesinde ancak ortaya
çikar ve gene aninda tekrar eski ortam olur. Bir bomba patlayinca,
geçirilen sok sürecinde bir ön etki olusur ve ancak bir süre
sonra bombanin sonuçlarini idrak ederiz.
|
TIKLA
|
Toplumda,
sanatçilar karsi-çevreyi öncede farkedebilmek niteliklerini
yitirirlerse, bu kez dizi dizi yalanci ve yapay karsitliklar devreye
girerki, bu da çok hos degildir. VE giderek, BÖYLECE ORTAM
BÜTÜNÜYLE MESAJIN tam KENDiSi olur |